English
 
   
Editöre Mektup: COVID-19 SALGINININ ŞİZOFRENİ HASTALARINDAKİ ETKİSİ

Emine Ilgın Hoşgelen, Köksal Alptekin
2021 32(3): 219-221
DOI: 10.5080/u26175
[Geri]    [PDF]    [Summary]    [Yazara Mail]
ÖZET

Sayın Editör,

Covid-19 pandemisi küresel olarak insan hayatını etkilemiş ve günlük yaşamda çok fazla stres yaratmıştır (Çakıroğlu ve ark. 2020). Bu etkileri değerlendiren genel ruh sağlığı çalış- maları olsa da Covid-19 pandemisinin stresi nedeniyle şizof- reni hastalarının nasıl etkilendiğini değerlendiren yeterli çalış- ma yoktur. Dünya Sağlık Örgütü’nün (2020) raporlarına göre kronik hastalığı bulunan, kişisel hijyenine ve COVID-19’dan korunma kurallarına dikkat etmeyen bireylerin Covid-19 ile enfekte olma riski kronik hastalığı olmayan, hijyen ve korun- ma kurallarına özen gösteren bireylere göre daha yüksektir. Şizofreni hastalarında diyabet, sigara kullanımı, kişisel hijye- nin ihmal edilmesi gibi Covid-19 enfeksiyon riskini de arttıracak risk faktörlerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir (Cohn ve ark. 2004, Dinan ve ark. 2004, Krieger ve ark. 2019). Ayrıca şizofreni hastalarının, bilişsel bozuklukları, risk farkındalığının düşük olması ve kendilerini enfeksiyondan korumak için gerekli önlemleri almak konusunda algılarının bozulması nedeniyle COVID-19 pozitif olma   riskinin çok daha yüksek olduğu düşünülebilir (Yao ve ark. 2020). Şizofreni hastaları aynı zamanda enfeksiyondan korunma kurallarına uymakta zorluk yaşamaları nedeniyle de risk altındadırlar (Palomar-Ciria ve ark. 2020). Hastaların viral enfeksiyon ile enfekte olma risklerinin yanı sıra, viral enfek- siyonlar pandemi sırasında ya da sonrasında pandemi ile il- işkili işitsel ve/veya görsel varsanılar, ve/veya sanrısal belirtiler geliştirilmesi yönünden akut psikoz ve psikoz hastaları için bir risk fakötörü oluşturmaktadır (Brown ve ark. 2020, Cowan 2020). Bu anket çalışması, şizofreni hastalarının Covid-19 pandemisi sürecine nasıl bir tepki geliştirdiklerini değerlen- dirmek amacıyla oluşturulmuştur.

Türkiye’de ilk Covid-19 vakası 11 Mart 2020 tarihinde görül- müştür (Anadolu Ajansı, 11.03.2020). Daha sonra vaka sayı- ları giderek artmıştır. Covid-19 enfeksiyonunun yayılmasını önlemek ve mevcut halk sağlığını korumak amacı ile Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı bir Bilim Kurulu kurmuş ve bu kurulun da kararları doğrultusunda sosyal izolasyon, okulların kapatılması, karantina, toplulukta maske kullanımı ve sos- yal mesafenin korunması gibi etkili stratejiler oluşturulmuş- tur. Bu süreçte, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniği Psikoz Birimi’nin almış olduğu kararla şizofreni hastalarına yalnızca acil durumlarda polikliniklere başvurma- ları söylenmiştir.

Bu anket çalışması Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (DEÜTF) Psikiyatri Polikliniği Psikoz Polikliniği’nde takip edilen şizofreni hastaları ile çevrimiçi ve telefon görüşmeleri şeklinde yürütülmüştür. DEÜTF Psikiyatri Polikliniği Psikoz Polikliniği’nde şizofreni ve şizoaffektif tanısı ile yaklaşık 250 hasta takip edilmektedir. DEÜTF Psikiyatri Polikliniği’nde rutin psikiyatrik muayeneleri dahilinde 11 Mart 2020 ta- rihinden önce 1 Nisan 2020 ve 22 Haziran 2020 tarihleri arasında randevu oluşturulmuş ve pandemi nedeniyle ran- devuları iptal edilmiş 176 şizofreni hastası olduğu saptandı. Bu hastaların tamamı pandeminin 9. ve 10. haftasında, 10- 20 Mayıs tarihleri arasında telefon ile arandı. Ancak yalnızca 76’sı (%43,19) çalışmaya dahil edilebildi, 4’ü (%2,27) katıl- mayı reddetti, diğer 96 (%54,4) kişiye ise telefonlarının ka- palı olması, numaranın kullanılmıyor olması, hatalı numara olması gibi nedenlerle ulaşılamadı. Görüşmeler 10-20 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. Bu çalışmada, pandemi- nin Türkiye’de görüldüğü ilk iki ayda şizofreni hastalarının Covid-19 tanısı alıp almadıklarını, pandemi sürecinde genel olarak nasıl hissettiklerini, poliklinik muayenesi ihtiyaçlarını

 

Tablo 1. Sosyodemografik özellikler ve Covid-19 ile ilişkili durumlar

n=76

 

 

Ort.

SS

 

 

Cinsiyet (K/E)

27 (%35,5) / 49 (%64,5)

 

 

 

 

Yaş

 

44,54

12,21

 

 

Hastalık süresi

 

16,62

9,96

 

 

Hastaların yaşadığı kişi/ler

Yalnız

3 (%3,9)

 

 

 

 

Ebeveyn/ler

43 (%56,6)

 

 

 

 

Eş/çocuklar

25 (%32,9)

 

 

 

 

Kardeş/ler

1 (%1,3)

 

 

 

 

Akraba

2 (%2,6)

 

 

 

 

Arkadaş

2 (%2,6)

 

 

 

 

 

 

 

 

Evet

Hayır

Psikiyatrist ile görüşme ihtiyacı

 

 

 

23 (%30,3)

53 (%69,7)

Psikiyatrik şikayetler

 

 

 

32 (%42,1)

44 (%57,9)

Acil servise başvuru

 

 

 

2 (%2,6)

74 (%97,4)

Normalleşme sürecinde hastaneye gitmeyi planlama

 

 

 

58 (%76,3)

18 (%23,7)

Dışarda maske kullanımı

 

 

 

67 (%88,2)

4 (%5,3)

Sosyal mesafeye dikkat etme

 

 

 

68 (%89,5)

3 (%3,9)

Duygudurum

Yalnız

 

 

 

26 (%34,2)

49 (%64,5)

Mutsuz

 

 

 

31 (%40,8)

44 (%57,9)

Umutsuz

 

 

 

22 (%28,9)

52 (%68,4)

Kaygılı

 

 

 

25 (%32,9)

49 (%64,5)

Karantina sürecinde hastaneye gitme durumu

 

 

 

53 (%69,7)

23 (%30,3)

 

 

ve son iki ay içinde enfeksiyonu önleme kurallarına karşı tu- tumlarını değerlendirmeyi amaçladık.

Bu çalışmaya 49 (%64) erkek ve 27 (%35) kadın olmak üze- re 76 şizofreni hastası dahil edildi (Tablo 1). Katılımcıların 73’ü (%96,1) kentsel, 3’ü (3,9%) kırsal alanda yaşamaktaydı. On bir kişi (%14,5) çalışmakta, 65 kişi (%85,5) ise çalışma- maktaydı. Katılımcıların hiçbiri Covid-19’a ilişkin sanrı ya da varsanı bildirmedi, kendinde Covid-19 belirtileri gözlemle- diği gerekçesiyle bir sağlık kuruluşuna başvuruda bulunma- dığı görüldü. Ayrıca hiçbir katılımcının karantina sürecinde Covid-19 enfeksiyonu ya da psikotik atak nedeniyle hastane- ye yatışı yapılmamıştı. Yalnızca iki katılımcı pozitif belirtile- rin artması nedeniyle acil servise başvuru yaptığını belirtmişti. Bu süreçte 10 katılımcının ilaçları psikiyatrist tarafından, 16 katılımcının ilaçları aile hekimi tarafından reçete edilmiş, 45 katılımcı ilaç raporu olması nedeniyle ilaçlarını doğrudan ec- zaneden temin etmiş, 9 katılımcı ise ilaçları olması nedeniy- le temin etmeye ihtiyaç duymamıştı. Bir katılımcı ilaçlarını kullanmayı bıraktığını belirtti. Beş katılımcı karantina süre- cinde hiç evden çıkmadığını ifade etti. Covid-19 bulgularına ilişkin; 4 katılımcı yorgunluk, 2 katılımcı kuru öksürük ve 7 katılımcı nefes almada zorluk yaşadığını söyledi. Ancak bu bulgular şizofreni hastalığının doğası, sigara kullanımı ya da hareketsizlik ile ilişkilendirilebilir. Katılımcıların %70’ine ya- kını pandeminin karantina sürecinde psikiyatri polikliniğine gitmeyi zor bulduğunu belirtti.

Pandemi nedeniyle randevuları iptal edilmiş olan tüm hastalar ile telefon görüşmesi yapmak amaçlanmış olsa da çeşitli nedenlerle hastaların büyük çoğunluğuna ulaşılamamıştır. Ulaşılamayan hastaların enfeksiyon önleme stratejilerine uyum sağlamakta zorlanan, farkındalığı düşük hastalar ol- maları muhtemeldir. Öte yandan bu hastaların pandemiye yönelik farkındalık ve kurallara uyum sağlama düzeylerinden bağımsız olarak, ekonomik veya çevresel nedenlerle pandemi- nin de getirdiği zorluklarla birlikte telefon kullanımı kısıtlan- mış olabilir. Sonuç olarak, çoğu şizofreni hastasının Covid-19 enfeksiyonu ve hastalık riski hakkında farkında olduğunu, zor- lansalar bile enfeksiyondan korunma kurallarını anladığını ve çoğunlukla genel sağlık kurallarına ve sağlık profesyonelleri ta- rafından koyulan kurallara uyduğunu söylemek mümkündür.

Bu durum hastalığın prognozunun kötüye gitmesine neden olsa bile hastaların zaten sosyal olarak izole olmayı tercih etmelerinin, şizofreni hastalığının kendi doğasının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, hastalar pandemi gibi sıra dışı durumlarda bir ruh sağlığı profesyoneli ile iletişimde olmaya ihtiyaç duymaktadırlar. Ayrıca hastaların Covid-19 ile ilişkili artan pozitif belirti şiddeti için kayda değer bir bulgu görülmemiştir. Katılımcıların çoğu iki ay süresinde bir psiki- yatrist ya da ruh sağlığı çalışanı ile görüşmemiştir. Bir psikiyat- rist ya da ruh sağlığı çalışanı ile görüşme ihtiyacı duymalarına rağmen bulaş kaygısı nedeniyle karantina sonrası süreçte bile polikliniklere gitmek konusunda zorlanacaklarını belirtmiş- lerdir. Elli üç hasta pandeminin ilk iki aylık sürecinde psiki- yatrist ile görüşmeye ihtiyaç duymadığını belirtmiş olsa da 58 hasta normalleşme sürecinde psikiyatri polikliniğine gitmeyi planladığını belirtmiştir. Hastaların raporlu ilaçlarını doğru- dan eczaneden temin edebilmeleri, tedavi uyumu olan hasta- ların iki aylık bir süre için psikiyatrist ile görüşme ihtiyacını azaltmış olabilir. Aynı zamanda hastaların Covid-19 enfeksi- yonu bulaş kaygısının yüksek olması, psikiyatrist ile görüşme ihtiyacının ne düzeyde olduğunu anlamalarını zorlaştırabilir. Karantina sürecinde 53 hastanın hastaneye gitmekte zorla- nacağını, normalleşme sürecinde ise 58 hastanın hastaneye gitmeyi planladığını belirtmesi; pandeminin normalleşme sürecinde kontrol altına alınıp, bulaş riskinin azalacağını düşünmeleriyle ilişkilendirilebilir. Covid-19 enfeksiyonunu önleme stratejilerinin şizofreni hastaları için de etkili olduğu sonucuna varılabilir. COVID-19 salgını sırasında her hastaya ulaşan ve onları sosyal olarak bağlı tutan bir sistem geliştirme- ye ihtiyaç olduğu açıktır.

KAYNAKLAR

Anadolu Ajansı (2020, Mart 11) Sağlık Bakanı Koca Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğünü açıkladı, 28 Mayıs 2020’de https://www.aa.com. tr/tr/koronavirus/saglik-bakani-koca-turkiyede-ilk-koronavirus-vakasinin- goruldugunu-acikladi/1761466. adresinden indirildi.

Brown E, Gray R, Lo Monaco S ve ark. (2020) The potential impact of COVID-19 on psychosis: A rapid review of contemporary epidemic and pandemic research. Schizophr Res 222: 79-87.

Cohn T, Prud’homme D, Streiner D ve ark. (2004) Characterizing coronary heart disease risk in chronic schizophrenia: High prevalence of the metabolic syndrome. Can J Psychiatry 49:753–60.

Cowan HR (2020) Is schizophrenia research relevant during the COVID-19 pandemic?. Schizophr Res 220:271–2.

Çakıroğlu S, Ertaş E, Alyanak B (2020) Letter To The Editor - The Covid-19 Pandemic And Mental Health As Issues Considered Within The Context Of Adjustment Disorder And Psychosocial Interventions. Turk Psikiyatri Derg 31:148-50.

Dinan T, Holt R, Kohen D ve ark. (2004) “Schizophrenia and diabetes 2003” expert consensus meeting, Dublin, 3-4 october 2003: Consensus summary. Br J Psychiatry 184 (Suppl. 47): 0–2.

Krieger I, Bitan DT, Comaneshter D ve ark. (2019) Increased risk of smoking- related illnesses in schizophrenia patients: A nationwide cohort study. Schizophr Res 212:121–5.

Palomar-Ciria N, del Valle PB, Hernández-Las Heras MÁ ve ark. (2020) Schizophrenia and COVID-19 delirium. Psychiatry Res 290:113137.

Yao H, Chen JH, Xu YF (2020) Patients with mental health disorders in the COVID-19 epidemic. Lancet Psychiatry 7: e21.

World Health Organization (2020, Mart 25). Covid-19: Vulnerable and High Risk Group, Geneva, Switzerland: World Health Organization, 28 Mayıs 2020’de                      https://www.who.int/westernpacific/emergencies/covid-19/ information/high-risk-groups adresinden indirildi.

Seres Yazılım