Amaç: Bu makalede filisidin çok boyutlu ve karmaşık örüntüsünün
son dönem yayınlar ışığında psikodinamik bakış açısıyla tartışılması
amaçlandı. Ruh sağlığı uzmanlarında filisid olguları konusunda
farkındalık yaratmak; olguların doğru değerlendirilmesi, filisidin eylem
öncesinde tanınması ve müdahale edilmesi, önleyici mekanizmaların
erken devreye sokulması açısından önemli katkılar sağlayacaktır.
Yöntem: Google Akademik, EBSCHO-HOST, Science-Direct,
PubMed ve Web of Science veri tabanlarında “filicide, infanticide,
neonaticide, mother/ parent/maternal/paternal, psychodynamics”
anahtar sözcükleri kullanılarak, Ocak 1960- Mart 2020 tarihleri
arasında yayınlanan makaleler incelenmiştir.
Bulgular: Filisid genel olarak çocuğun ebeveyni tarafından öldürülmesini
ifade etmektedir. Çocuğa zarar veren kişilerin yabancılar olduğuna ilişkin
yaygın kanının aksine, çocuk cinayetlerini büyük oranda ebeveynlerin
işlediği, terk edilen çocukların ölümlerinin doğal ölüm olarak kabul
edildiği, doğum sonrası ilk 24 saatte öldürülen bebeklerin 1/4’ünün
ailesinin bulunamadığı, bu nedenle bebek ölümlerinin olduğundan
çok az bildirildiği düşünülmektedir. Filisidin heterojen bir olay
olduğu, biyo-psiko-sosyal, gelişimsel değişkenlerin yanı sıra toplumun,
kültürel değerlerin ve inanç sistemlerinin etkisinde kaldığı bu nedenle
çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiği bilinmektedir. Literatürde
filisid olgularının ortak bir profili olduğu, bu konuda klinisyenlerin
eğitilmesinin önleme stratejileri açısından etkili olacağı belirtilmektedir.
Sonuç: Ruh sağlığı uzmanlarının ‘suç’ olarak değerlendirdiği için mesafeli
durduğu ve tartışmalı olan filisid kavramını; risk etkenleri, tetikleyiciler,
altta yatan dinamikler, psikopatolojiler açısından tartışmak ve şiddetin
oluşumunda psikodinamik etkilerin rolünü anlamak oldukça önemlidir.