English
 
   
Obsesif İnançların Tanılar Üstü Rolünün İncelenmesi: Obsesif- Kompulsif Bozukluk, Kaygı Bozuklukları ve Depresyon Tanısı Almış Klinik Grupların Üniversite Öğrencileri ile Karşılaştırılması

Mujgan INOZU, Emrah KESER, Sema EREL, Burçin AKIN SARI, A. Bikem HACIÖMEROĞLU, Kamil Nahit ÖZMENLER
2022 33(1): 22-31
DOI: 10.5080/u25933
[Geri]    [PDF]    [Summary]    [Yazara Mail]
ÖZET

Amaç: Bu araştırma, fonksiyonel olmayan obsesif inançların OKB’ ye
özgü olup olmadığını OKB, depresyon ve kaygı bozuklukları olmak
üzere üç farklı klinik örneklem ve üniversite öğrencileri kontrol grubu
kullanarak incelemeyi amaçlamıştır.
Yöntem: Araştırmanın örneklemi Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB,
n=53), Majör Depresif Bozukluk (MDB, n=67), Kaygı Bozuklukları
(KB, n=73) tanısı almış 3 gruptan ve üniversite öğrencilerinden oluşan
sağlıklı örneklem (n=477) grubundan oluşmaktadır. Obsesif inançları
değerlendirmek amacıyla Obsesif İnançlar Anketi’nin kısa formu
(OİA-20), psikopatoloji belirtilerini değerlendirmek amacıyla ise yarı
yapılandırılmış klinik görüşmelere (SCID) ek olarak Obsesif-Kompulsif
Envanteri-Revize Form (OKE-R), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve
Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (DSKE) kullanılmıştır.
Bulgular: Analiz sonuçları, klinik örneklemlerin OİA-20 puanlarının
üniversite öğrencilerinden daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Ayrıca, klinik gruplar, düşüncelerin önemi/kontrolü alt boyutu
dışındaki obsesif inançlar bakımından birbirlerinden farklılaşmamıştır.
OKB tanısı almış hastalar yalnızca düşüncelerin önemi/kontrolü alt
boyutunda depresyon ve kaygı grubundan daha yüksek puan almışlardır.
Sonuç: Bulgular, obsesif inançların, düşüncelerin önemi/kontrolü
hariç, farklı psikopatolojilerin başlamasında ve devam etmesinde tanılar
üstü bir rolü olabileceğine işaret etmektedir. Farklı psikopatolojilerin
altında yatan ortak süreçlerin keşfedilmesi hastalıkların etiyolojilerinin
açıklanması ve tedavi planlaması için oldukça önemlidir.