English
 
   
Editöre Mektup: DUYGUDURUM BOZUKLUKLARININ ICD-11 VE DSM-5 SINIFLANDIRMALARINDA ORTAK NOKTALARI VE FARKLILIKLARI

Arcangelo DI CERBO
2021 32(4): 293-295
[Geri]    [PDF]    [Summary]    [Yazara Mail]
ÖZET

Sayın Editör,
Uluslararası Hastalıklar ve İlgili Sağlık Sorunları
Sınıflandırması’nın (ICD-11) 11. revizyonunun zihinsel,
davranışsal ve nörogelişimsel bozukluklarla ilgili bölümü tamamlanmış
bulunmaktadır. Üye Devletlerin yeni tanı sistemini
kullanarak sağlık istatistiklerini Dünya Sağlık Örgütüne
(DSÖ/WHO) bildirme süreci 2022’de başlayacaktır.
ICD-11’in duygudurum bozuklukları bölümü, ICD-10’un
ilgili bölümü ile genel olarak tutarlı olmakla birlikte depresif
ve manik epizod tanımları, DSM-5 ile tutarlı hale gelecek
şekilde (aşağıya bakınız) bir parça değiştirilerek bağımsız bir
bipolar II kategorisi eklenmiştir.
DSÖ ve Amerikan Psikiyatri Birliği, ürettikleri tanı sistemlerini
(ICD-11 ve DSM-5) uyumlu hale getirmek için önemli
çaba göstermiş ve hakikaten yapısal çerçeve (“meta yapı”) artık
iki sistemde de aynılaştırılmıştır. Bununla birlikte, iki sınıflandırma
arasında süregelen veya DSM-5’te yapılan değişikliklerin
bir sonucu olarak ortaya çıkmış birtakım farklılıklar
halen görülebilmektedir. Burada, duygudurum bozuklukları
bölümüyle ilgili olarak ICD-11 ve DSM-5 arasındaki yakınlıkları
ve farklılıkları kısaca özetlemeye çalıştık (bkz. Tablo 1).
İki tanı sistemi arasındaki önemli bir benzerlik, majör depresyon
tanısı için gereken minimum belirti sayısıyla ilgilidir
(ICD-11’de “depresif epizod”). ICD-11’de, ICD-10’un aksine,
depresyon tanısı için belirtilen eşik DSM’deki ile aynıdır
ve buna göre en az beş depresif belirtinin varlığı gerekli
görülmektedir. Bununla birlikte, ICD-11 on maddelik bir
listeden (DSM-5’teki dokuz madde yerine) en az beş belirtinin
varlığını aramaktadır. ICD-11’de eklenen belirti, depresif
kişileri depresif olmayanlardan ayırt etmede DSM belirtilerinin
yarısından daha iyi olduğu bulunan “umutsuzluk”tur.
(McGlinchey ve ark. 2006).
Tablo 1. Duygudurum Bozukluklarının Tanısı ile İlgili ICD-10, ICD-11 ve DSM-5 Arasındaki Bazı Temel Farklar
ICD-10 ICD-11 DSM-5
Depresif epizod tanısı için eşik On belirtiden en az dördü,
bunlardan ikisi depresif
duygudurum, ilgide azalma
ve zevk alamama veya çabuk
yorulma olmalıdır.
On belirtiden en az beşi,
bunlardan biri depresif
duygudurum veya ilgide
azalma ya da zevk alamama
olmalıdır.
Dokuz belirtiden en az
beşi, bunlardan biri depresif
duygudurum veya ilgide
azalma ya da zevk alamama
olmalıdır.
Kişi yasta ise depresyon tanısı eşiği daha yüksektir Açık şekilde belirtilmemiştir Evet Hayır
Antidepresan ile ilgili mani, manik epizod olarak
nitelendiriliyor
Hayır Evet Evet
Karma epizod ayrı bir tanı olarak yer almaktadır Evet Evet Hayır
Distimi ayrı bir tanı olarak yer almaktadır Evet Evet Hayır
Bipolar II bozukluğu ayrı bir tanı olarak yer almaktadır Hayır Evet Evet
Duygudurum bozukluklarının tanıları için
“tanımlayıcılar” (“niteleyiciler”) vardır
Hayır Evet Evet
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARININ
ICD-11 VE DSM-5 SINIFLANDIRMALARINDA
ORTAK NOKTALARI VE FARKLILIKLARI
294
ICD-11 de manik epizod tanısında yanlış pozitif vaka olasılığını
azaltmak için, öforiye (veya irritabiliteye ya da taşkınlığa)
ek olarak artan aktivite veya artan enerjiye ilişkin öznel bir
deneyimin varlığını gerektirmesi bakımından DSM-5’i takip
etmektedir. Her iki tanı sistemi de, antidepresan tedavi sırasında
ortaya çıkan ve bu tedavinin bilinen fizyolojik etkilerinin
sona ermesinden sonra devam eden bir manik veya hipomanik
sendromu, manik veya hipomanik bir epizod olarak
nitelendirmektedir. Bipolar II bozukluğu, ICD-11’de bağımsız
bir kategori haline gelmiştir (ICD-10’da yalnızca “diğer
bipolar duygulanım bozukluklarına” örnek olarak bahsedilmektir).
Ayrıca ICD ilk kez semptomatolojinin veya seyrin
belirli yönlerine dayalı olarak duygudurum bozuklukları tanılarına
“niteleyicileri” (DSM-5’teki “tanımlayıcılara” karşılık
gelir) getirme konusunda da DSM yaklaşımını izlemektedir.
Bununla birlikte, iki tanı sisteminin birbirinden ayrıldığı üç
önemli nokta da vardır ki bunların üçü de DSM-5’te yapılan
ve ilgili ICD-11 Komitesinin mevcut araştırma bulguları ile
yeteri düzeyde kanıtlanmadığı kanaatinde olduğu değişikliklerden
ileri gelmektedir.
Bu farklardan ilki, yas konusuyla ilgilidir. ICD-11’de, DSMIV
ve ICD-10 yaklaşımına göre “depresif belirtiler bireyin
dini ve kültürel bağlamı içinde yas tutmaya yönelik normatif
tepkiyle uyumluysa depresif dönem olarak düşünülmemelidir”
denilmektedir. Ancak kişinin yasta olması durumunda
depresyon tanısı hariç tutulmamakta; yalnızca tanı eşiği, tıpkı
sıradan klinik uygulamalarda olduğu gibi yükseltilmektedir.
Belirtilerin en az bir aydır devam etmesi ve normal yas sırasında
ortaya çıkması muhtemel olmayan en az bir belirtinin
varlığı (kaybedilen kişiyle ilgili olmayan düşük kendilik değeri
veya suçluluk gibi aşırı inançlar, psikotik belirtilerin varlığı,
intihar düşüncesi veya psikomotor yavaşlama) yas sırasındaki
depresif epizodu düşündürür. Bunun aksine, DSM-IV tarafından
yaşam stresörleri arasında yas için verilen özel statü,
DSM-5’ten çıkartılmıştır. Bununla birlikte, iki bağımsız takip
çalışmasına bakıldığında (Mojtabai 2011, Wakefield ve
Schmitz 2012), başlangıç düzeyinde yasla ilişkili depresyonu
olan bireylerde, takip sırasında başka bir depresif epizodun
ortaya çıkma riski, başlangıç düzeyinde yasla ilişkili olmayan
depresyonu olan bireylerden önemli ölçüde daha düşüktür
ve başlangıç düzeyinde bir depresyon öyküsü olmayan kişilerin
takip sırasında ilk kez depresif epizod geliştirme riskiyle
anlamlı bir farklılık sergilemez. Bu araştırma bulgusu, ICD-
11 (ve DSM-IV) yaklaşımını destekler kanıt mahiyetindedir.
Ayrıca, tartışılan bir diğer konu da yas konusuna DSM-5
yaklaşımının, yüksek oranda yanlış pozitifler ve depresyon
kavramının ve dolayısıyla ruhsal bozukluğun önemsizleştirilmesi
dahil olmak üzere, çeşitli kültürlerde sahip olabileceği
sonuçlara vurgu yapmaktadır (Kleinman 2012).
Duygudurum bozukluklarına ilişkin ICD-11 ve DSM-5 bölümleri
arasındaki ikinci bir farklılık, karma durumlarla ilgilidir.
Karma epizod kategorisi ICD-11’de devam etmekte,
en az iki haftalık bir süre boyunca eşzamanlı olarak ortaya
çıkan veya süratle değişiklik gösteren (günden güne veya aynı
gün içinde) birçok belirgin manik ve depresif belirtiyle tanımlanmaktadır.
Duygudurum, epizod boyunca değişkenlik
göstermektedir (örneğin, duygudurum en az iki hafta boyunca
depresif, disforik, öforik veya taşkın olmalıdır). Depresif
belirtiler baskın olduğunda, yaygın karşıt uç (contrapolar) belirtiler
irritabilite, birbiriyle yarışan ya da üşüşen düşünceler,
konuşkanlıkta artış ve hareketlilikte artıştır. Bu tanım, ICD-
10 ile olduğu gibi hem klasik hem de yeni araştırma kanıtlarının
yanı sıra klinik deneyimlerle de tamamen uyumludur.
Bunun aksine, karma epizod kategorisini ortadan kaldıran ve
manik, hipomanik ve depresif epizodlara uygulanabilen “karma
özelliklere sahip” bir tanımlayıcı ortaya DSM-5 çözümü,
(özellikle tanımlayıcı kodlanabilir olmadığından ve bu nedenle
klinik ortamlarda kaydedilmeme riski taşıdığından ötürü)
olağan klinik uygulamada “karma”lığın görünürlüğünü azaltan
bir sonuç doğurmuştur. DSM-5’in, en az üç “klasik” manik
belirtinin (yükselmiş duygudurum, grandiyozite ve riskli
faaliyetlere katılımın artması gibi) varlığını gerektiren karma
özelliklere sahip majör depresyon tanımı hem klasik hem de
güncel literatürde tanımlanan karma depresyon kavramıyla
tutarsız olduğu için eleştirilmektedir (örn. Koukopoulos ve
Sani 2014).
İki tanı sistemi arasındaki üçüncü farklılık, ICD-11’in distimik
bozukluk ile kronik majör depresif bozukluğu tek bir
kategoride (“kalıcı depresif bozukluk”) birleştirmesi itibarıyla
DSM-5’ten ayrılmasında ortaya çıkmaktadır. Aslında, ilgili
ICD-11 Komitesi uzmanı, iki bozukluğun aynı durumu temsil
ettiğine ve tedavi bakımından aynı şekilde ele alınmasına
dair kanıtların yetersiz olduğu yönünde kanaat belirtmiştir.
Distimik bozukluk kategorisi ICD-11’de tutulurken, “mevcut
epizod kalıcıdır” niteleyicisi, depresif dönem için tanı gereksinimleri
en az son iki yıldır sürekli olarak karşılandığında
kullanılacaktır.
Tedavi ile ilgili çıkarımlarla birlikte duygudurum bozukluklarının
sınıflandırılmasının diğer yönleriyle ilgili bir tartışmanın
yanı sıra ICD-11 ve DSM-5 arasındaki ruhsal bozuklukların
sınıflandırmasının diğer bölümleriyle ilgili farklar hakkında
bilgi için okuyucuyu önceki makalelere yönlendirmek isteriz
(bkz. Demyttenaere ve ark. 2015, Fried ve ark. 2016, Haroz
ve ark. 2017, Boschloo ve ark. 2019, Bryant 2019, Forbes ve
ark. 2019, Fusar-Poli ve ark. 2019, Gureje ve ark. 2019, Reed
ve ark. 2019, Kendall 2019, van Os ve ark. 2019, Cuijpers ve
ark. 2020, Fava ve Guidi 2020, Gaebel ve ark. 2019, 2020,
Hasler 2020, Jarrett 2020, Kato ve ark. 2020, Maj ve ark.
2020, Reynolds 2020, Sanislow 2020, Stein ve ark. 2020).
Çeviri faaliyetlerini, profesyonellerin eğitimini ve ruhsal
bozukluklarla ilgili ICD-11 bölümünün uygulanmasını denetlemek
için bir Uluslararası Danışma Grubu kurulmuştur
(bkz. Giallonardo 2019, Pocai 2019, Perris 2020). Bu
alandaki deneyim, duygudurum bozukluklarının ICD-11
295
Geliş Tarihi: 13.09.2021, Kabul Tarihi: 19.09.2021, Çevrimiçi Tarihi: 30.11.2021
Uzm., Campania L. Vanvitelli Üniv. DSÖ Ruh Sağlığı Araştırma ve Eğitim İşbirliği Merkezi, Napoli, İtalya.
Dr. Arcangelo Di Cerbo, e-posta: ardice77@gmail.com
AC: https://orcid.org/0000-0002-1700-3860
https://doi.org/10.5080/u26899
sınıflandırmasında, yukarıdaki DSM-5’ten farklılıkların yerinde
olup olmadığını gösterecektir. Aslında, aynı ruh sağlığı
durumunun tanımındaki farklılıklar, tartışmalı konulara farklı
yaklaşımların ampirik açıdan kıyaslanmasına olanak tanıması
açısından zaman zaman faydalı olabilmektedir.
Arcangelo DI CERBO
KAYNAKLAR
Boschloo L, Bekhuis E, Weitz ES ve ark. (2019) The symptom-specific efficacy of
antidepressant medication vs. cognitive behavioral therapy in the treatment
of depression: results from an individual patient data meta-analysis. World
Psychiatry 18:183-91.
Bryant RA (2019) Post-traumatic stress disorder: a state-of-the-art review of
evidence and challenges. World Psychiatry 18:259-69.
Cuijpers P, Noma H, Karyotaki E ve ark. (2020) A network meta-analysis of the
effects of psychotherapies, pharmacotherapies and their combination in the
treatment of adult depression. World Psychiatry 19:92-107.
Demyttenaere K, Donneau AF, Albert A ve ark. (2015) What is important in
being cured from depression? Discordance between physicians and patients
(1). J Affect Disord 174:390-6.
Fava GA, Guidi J (2020) The pursuit of euthymia. World Psychiatry 19:40-50.
Fried EI, Epskamp S, Nesse RM ve ark. (2016) What are “good” depression
symptoms? Comparing the centrality of DSM and non-DSM symptoms of
depression in a network analysis. J Affect Disord 189:314-20.
Forbes MK, Wright AGC, Markon KE ve ark. (2019) The network approach to
psychopathology: promise versus reality. World Psychiatry 18:272-3.
Fusar-Poli P, Solmi M, Brondino N ve ark. (2019) Transdiagnostic psychiatry: a
systematic review. World Psychiatry 8:192-207.
Gaebel W, Reed GM, Jakob R (2019) Neurocognitive disorders in ICD-11: a
new proposal and its outcome. World Psychiatry 18:232-3.
Gaebel W, Stricker J, Riesbeck M ve ark. (2020) Accuracy of diagnostic
classification and clinical utility assessment of ICD-11 compared to ICD-
10 in 10 mental disorders: findings from a web-based field study. Eur Arch
Psychiatry Clin Neurosci 270:281-9.
Giallonardo V (2019) ICD-11 sessions within the 18th World Congress of
Psychiatry. World Psychiatry 18:115-6.
Gureje O, Lewis-Fernandez R, Hall BJ ve ark. (2019) Systematic inclusion of
culture-related information in ICD-11. World Psychiatry 18:357-8.
Haroz EE, Ritchey M, Bass JK ve ark. (2017) How is depression experienced
around the world? A systematic review of qualitative literature. Soc Sci Med
183:151-62.
Hasler G (2020) Understanding mood in mental disorders. World Psychiatry
19:56-7.
Jarrett RB (2020) Can we help more? World Psychiatry 19:246-7.
Kato TA, Kanba S, Teo AR (2020) Defining pathological social withdrawal:
proposed diagnostic criteria for hikikomori. World Psychiatry 19:116-7.
Kendall T (2019) Outcomes help map out evidence in an uncertain terrain, but
they are relative. World Psychiatry 18:293-5.
Kleinman A (2012) Culture, bereavement, and psychiatry. Lancet 379:608-9.
Koukopoulos A, Sani G (2014) DSM-5 criteria for depression with mixed
features: a farewell to mixed depression. Acta Psychiatr Scand 129:4-16.
Kotov R, Jonas KG, Carpenter WT ve ark. (2020) Validity and utility of
Hierarchical Taxonomy of Psychopathology (HiTOP): I. Psychosis
superspectrum. World Psychiatry 19:151-72.
Maj M, Stein DJ, Parker G ve ark. (2020) The clinical characterization of the
adult patient with depression aimed at personalization of management.
World Psychiatry 19:269-93.
McGlinchey JB, Zimmerman M, Young D ve ark. (2006) Diagnosing major
depressive disorder VIII. Are some symptoms better than others? J Nerv
Ment Dis 194:785-90.
Mojtabai R (2011) Bereavement-related depressive episodes: characteristics,
3-year course, and implications for the DSM-5. Arch Gen Psychiatry
68:920-8.
Perris F (2020) ICD-11 sessions at the 19th World Congress of Psychiatry.
World Psychiatry 19:263-4.
Pocai B (2019) The ICD-11 has been adopted by the World Health Assembly.
World Psychiatry 18:371-2.
Reed GM, First MB, Kogan CS ve ark. (2019) Innovations and changes in
the ICD-11 classification of mental, behavioural and neurodevelopmental
disorders. World Psychiatry 18:3-19.
Reynolds CF 3rd (2020) Optimizing personalized management of depression:
the importance of real-world contexts and the need for a new convergence
paradigm in mental health. World Psychiatry 19:266-8.
Sanislow CA (2020) RDoC at 10: changing the discourse for psychopathology.
World Psychiatry 19:311-2.
Stein DJ, Szatmari P, Gaebel W ve ark. (2020) Mental, behavioural and
neurodevelopmental disorders in the OCD-11: an international perspective
on key changes and controversies. BMC Med 18:21.
van Os J, Guloksuz S, Vijn TW ve ark. (2019) The evidence-based group-level
symptom-reduction model as the organizing principle for mental health
care: time for change? World Psychiatry 18:88-96.
Wakefield JC, Schmitz MF (2012) Recurrence of bereavement-related depression:
evidence for the validity of the DSM-IV bereavement exclusion from the
Epidemiologic Catchment Area Study. J Ment Dis 200:480-5.